BİR TÜRK'ÜN YAPTIĞI WEB SİTESİ YER ALMAKTADIR.SİTE DÜNYACA ÜNLÜ ELEŞTİRMENLER TARAFINDAN BEĞENİLİP ONAYLANMIŞTIR.
BİR İLKE İMZA ATAN BU TÜRK'Ü KUTLUYOR ve BAŞARILARININ DEVAMINI DİLİYORUZ...
TEBRİKLER; MADCOURAGE
Aydınlık lambasının ipliği muma çıra oldu Bilgelik, kandil yağı ışığında var olurdu Gah okuyanın, gah yazanın, bir de araştıranın Alnından sızan ter, döşünde nur olurdu
Tüfenk çıktı mertlik bozuldu. Yepyeni bir namertlik henüz icad oldu Karvizit yerine kitap bastırmak moda oldu Kopyala yapıştır çıktı. Düşünmek kayboldu
Niçin İmza Atmayacağız
İnsani Gelişimin Faydalı Hizmetkârları olarak Biz imza atmayacağız
Hiç bir insanımızın Özgüveninin üzerini çizmeyeceğiz...
Çünkü...
Bu sitedeki sayfalara ve okumaya başladığı bu satırlara göz değdiren değerli insan, belki bu siteyi rast gele buldunuz, belki de arkadaş tavsiyesi ile elde ettiniz. Veya daha önceden takip etmektesiniz. Şu an o güzel, nazik gözlerinizi bu satırlarda gezdiriyorsunuz. İster okumak için isterseniz göz gezdirmek veya her ne maksatla olursa olsun…
SeviyorumSeni bildirdi:: Seni sana rağmen yaşadım ben. Hep kaçışlarla dolu, hep eksik. Bir yanını tamamlasam mutlaka başka bir yerden açık veriyordum. Tamamlamaya uğraştıkça seni gizlerinde kaybolup gidiyordum. Bedenine değil, ruhuna taliptim ben. Bu yüzden bu kadar zorlanıyordum. Ben bir adanın değil, bir kıtanın kaşifiydim. Yola çıkmıştım bir kere dönüşüm yoktu ama öyle çok duraklıyordum ki, geriye dönüp baktığımda başladığım yerden bir kaç metre bile uzaklaşmadığımı fark ediyordum.
Üstelik menzilin ucunda ki sen, benden daha hızlı kaçıyordu. Ufukta bile görünmeyen seraptın artık. Kaç kez ‘vazgeç’ dedim kendime, kaç kez o yolun kenarındaki bir ormana girip yok olmayı düşündüm. Yaşadigim da bu degil miydi? Seninle birlikte varlik buldugumu düşünürken senin olmaman yokluk hissinden başka ne verebilirdi ki bana? Oysa nasilda coşku doluydum başlarken. . . gecelerimi de gündüzlerimi de sana adamaya hazirdim. Her gün yeni bir yönünü ögrenip şaşiracaktim. Seninle yaşadigim hiçbir şeyin tadini unutmayacaktim. Sen sonbahar rüzgarinda kopmuş, serseri dolaşan bir defne yapragi, ben sana dal olacaktim. Hangimiz yaprak hangimiz dal kariştiriyorum artik. Ben bu uykulari uyuyali çok olmuştu. Şimdi ayni uykulari yeniden uyuyorum. Aci uykusu, hüzün uykusu, korku uykusu. . . Bir gece birini bir gece diğerinin sonsuzluğunda kayboluyorum. Ne garip kendimi kuşatma altında ki bir ordunun komutanı gibi görüyorum. Ne çok askerim var bana ihanet eden. . . ben düşmanı alt edemediğimden değil, bu arkadan vuruşlar yüzünden yeniliyorum. Bir beyaz bayrak gerek artık bana. Bütün menzillerini kaybetmiş bir komutanın onurunu daha fazla zedelemeden teslim olmayı bilmesi gerek. Uzun sürmez esaretim. İçimde bu yenilginin acısını yıllarca taşıyacak olsam bile bir yolunu bulup kavuşurum özgürlüğüme. Gidiyorum. Geride yaşanmamiş zamanlari birakarak sende ürkekliginle başbaşasin şimdi hep tamamlanacak degil ya bu da böyle yarim kalsin.
Unutulmak istiyorum Sevgi dolu kalbinden ansızın yok olmalıyım Senin için ben, sadece bir muammayım Nâif bir çizgi var aramızda Bir adım daha atmamalısın bana Bu son adımın olsa da. Ben ise; Sana olan sevgimi yüzüne karşı değil Masmavi okyanusta ummanlara haykırmalıyım Sen herşeyden bir haber Yine eski alışkanlıklarının içinde "Öylesine bir sevdaydı" demelisin benim için Ve unutulmak istiyorum Unutan sen olunca, Kendimi yokluğunun cehenneminde Varlığının cennetinde sanıyorum Beni anlamalısın ! En güzel günlerimizin hatırına Unutmalısın...
Unutmak zorundasın beni Ben senin bildiğin ben değilim Bir kıvılcım, bir ateş Ya da bir volkan gibiyim Seni de aşkımla küle çevirmek istemiyorum Arkana bakmadan çek git buralardan Ara sıra hep uzaklardan seslen bana Fakat, çok uzaklardan. Ve unutmalısın beni, kaçmalısın sevdamdan Bir başkasıyla mutlu olmalısın Ben sadece senin yokluğunla avunmalıyım Merak etme, Seni ömrüm boyunca seveceğim Üzgünüm; Ben, senin bildiğin ben değilim...
Ben sensiz daha mutluyum bu şehirde Biliyorum ki, şu an yalan söylüyorum sana Baksana, dört duvar olmuş sensiz bu şehir Üzerime gelir kara bulutlar, fırtınalar Bu duvarlar beni sıktıkça, sıkar Bir anda kurtulurum tüm bunlardan İşte o an; Sadece seni düşündüğüm andır. Ben seni unutamam Ama, sen beni herşeyin inadına Unutmalısın Beni anlamalısın...
"Yok böyle bir sevda, hiç olmadı" demelisin Birimizden birimiz vazgeçmeliyiz Ve bu, sen olmalısın Nâif bir çizgi var aramızda Bir adım daha atmamalısın bana Bu son adımın olsa da. Ve unutmak ümidiyle Son kez bakmalısın, ağlayan Sensiz hiçbir işe yaramayan Kahverengi gözlerime. Hadi durma artık, git Benim bilmediğim Ve senin için istediğim tüm güzelliklere. Ömrüm boyunca hoşça kal, Bensiz mutlu olman dileğimle...
Bu kaçinci gece hasretinle yandigim Kaçinci gece yildizlara bakarak agladıgım.. gökyüzü yırtıldı hıçkırıklarımla en uzaklar bile duydu feryadımı. ama sen..sen duymadın gülüm..!!
Ne vardı Kendimizı bu kadar kahredecek ayrılık umut olmamalıydi bizim için.. bomboş sokaklar kalmamaliydi bakıslarımızda. Dünya bir tek nokta olmaliydi senin bakışlarınla gülüm... Bir tek noktada sevmiştik.. ve o noktada ölmeliydik.. Ben senin yüreginde yaşamak isterken Sen beni oraya gömmemeliydin gülüm..!! ayrılık diye bir söz olmamaliydi alfabemizde Geceler boyu hergün göz yaslarim vermemeliydi o tuzlu tadı dilime..!!
Gönlüm bu sevdaya dar gelir oldu Boguyor bu karanliklar beni gülüm... yoklugun kursun oldu amansizca yüregime Feryadima sahit oldu yildizlar gülüm..beyaz gülüm..!! Hasretin agir bir yük omuzlarimda. Ben çekmekten usandim... sen usanmadin mi..??
anladım dönmeyaceksin geri..!! Uzakların olacagız ikimizde..!! Hangimiz gelsek digerinin yanina kahrolup ölecegiz.. Ben bozkır topraklarına gömüldüm gülüm susuz bir ırmak yatagına..!! Issiz karanlıklarda kaldı umudum.. Belli bu sevda kahredecek bizi ben unutmadım sen unut be gülüm..!!
Unut bu sonu gelmez sevdamizi... birak yeni günesler dogsun gözlerine bulutlar gizlemesin senden yildizlarini yeniden baslasin hersey yeniden dogsun gözlerine bensiz güneşler..!!
Unut gülüm..!! unut senin için yazdigim herşeyi..!! De ki; bir rüya idi bitti. De ki; bir hayaldi yaşanmadı solgun aynalarda yansiyan. De ki; bir romandi sonu koskoca bir hiçle biten. Unut beni gülüm Unuthala ben yaşıyorken..!!
Birak hasretin bana kalsin.!! Varsin sensizligin cehenneminde kavrulsun gönlüm.. Ben yine her gece saçlarini koklayayim esen rüzgarlarda.. Gözlerimde takili kalsin gözlerin.. Sen unut beni gülüm sen unut..!! ben unutursam seni ölümüm olsun son aklıma gelişin Milyon kere kahrolayim..!!
Ayın karanlığına sakladım düşlerimi. Bir sevdanın yollarında berduşça geziyorum şimdi ve sen beni sevmeme ihtimalinle buz gibi duruyorsun karşımda. Gerçeği duymaktan, ilk kez bu kadar çok korkuyorum. Söylediğin her söz diken gibi batıyor yüreğime. Tanrım, içim acıyor, içim acıyor. . . Güneşin donuk sarı gölgelerinin altından bakıyorsun bana. Gözlerine baktıkça terk edilmiş bir ülkenin uçsuz bucaksız ve insansız topraklarını görüyorum. Bir çiçek olmalı, açmaya yüz tutmuş. Bir çiçek, bin umuda yeter, ama yok. Umutsuzluk ne sana ne bana yakışıyor. Yakışmayanı taşıyoruz üzerimizde, ne garip. . .
Ne kadar yakınsan o kadar uzaksın bana. kıyısız bir denizin uzaklığı bu. Dalgalarının kayalara vurup parça parça olmasını istemediğin için mi küstün sahillere? Hangi gemi barınacak o sahilde söylesene? Hangi gemi batmadan kalacak su yüzünde? Bütün fırtınaları göze almışken ben, şimdi neden yelken açamıyorum sendeki o sonsuz maviliğe? Senin görmediğin o sahilde demir atmış bekliyorum öylece. . . Böyle donuk baktıkça sen, yapraklarını dökmüş asırlık bir çınarın kovuğuna yerleştirdiğim hüzünler bir bir çıkıyor ortaya. Derinden soluyorum acıları. Hep kal istiyorum, benimle kal. . . hüzünlerde o asırlık çınarın kovuğunda kalsın, böyle yaşayıp gidelim birlikte. . . derken yine donuk gözlerin dikiliyor karşıma, donuyorum. . . Zamanda kaybolmuş iki yüreği yeniden bir araya getirmenin çabası benimkisi. Küllenmediğine inandığım bir alevi, yüreğimle yeniden canlandırmaya çalışmak. . . yorgunsan en az senin kadar yorgunum bende. . . Her şeye rağmen bir gün doğuyor içimde, ayın karanlığına sakladığım düşlere inat. . . Şimdi sen aşk çiçeğim, bana en yakın haline bürün, yüreğine koy ellerini ve sadece yüreğinin söylediği sözleri dinle. Bir kez yakından bak bana, en yakından, gözlerimde kendini gör. Değiştir çirkin anıları en güzelleriyle. Aşk savaş değildir, bu yüzden yenilmedin hiç. Hoyrat eller yok karşında seni incitecek. Ben yaşatacağım seni, ölmene izin veremem bundan böyle. Sende kapılma ölümün soğukluğuna. . .
Aşk! nedir dediklerinde hep bana saçma bişeymiş gibi gelirdi! hiç aşık olmamıştım.aslında olduğumu zannediyordum.anlattıkları 'AŞK'ı dinleyince bana abartıyorlarmış gibi gelirdi.meğer yanılıyormuşum.meğer ben daha önce hiç aşık olmamışım ve anlattıkları da masal falan değilmiş, hepsi gerçekmiş. gecenin bi yarısı herkes yatağındayken karanlıkla boğuşmak yalan değilmiş.boş bir sayfayı tek bir isimle doldurmak ve dakikalarce bu kağıda bakıp heyecanlanmak yalan değiliş! yalan değilmiş; koskoca dünyayı,bütün hayatı ve muhtaç olduğun herşeyi bir tek kişinin tek bir bakışına feda emeye hazır olmak...YALAN DEĞİLMİŞ... hayatımı değiştirdin.ben günlerce hayalinle ölürken sen gerçek AŞKI aradığını söylüyorsun...senin aradığın aşk nasıl bir aşk ki bunca garip şeyi yaptırabiliyor.bilmiyorum! bilemiyorum! hayatı,seni ve bunca şeyi idrak edemiyorum bu benim ilk mektubum değil ama sanırım sonuncusu bu olacak...sonuncusu diyorum çünkü başka birinin bana senin yaptırdıklarını yaptırabileceğini sanmıyorum. nasıl anlatayım bilmiyorum; duygularımı... her gece yeminler etmek günün her vaktinde extra bir hüzünle dolaşmak ya bilmiyorum ... BU AŞK DEĞİL DE NEDİR? önümde yürüyen bir kızı sana hiç bir benzerliği olmadığı halde sen sanabilmek nedir bilemiyorum ! seninle konuşurken sanki deprem oluyormuşcasına vücudumun titrediğini, Nemrut'un İbrahim Peygamber için hazırlattığı ateşe düşercesine gözlerine bakıp kavrulmak nedir bilemiyorum ? karanlıkta oturup hiç bir sebep yokken hıçkıra hıçkıra ağlamayı istemek aşk değil de nedir? dayanamıyorum , yapamıyorum, yaşayamıyorum sensiz.seni seviyorum cümlesi eksik kalıyor artık BEN SANA MUHTACIM ...Ben Sana Mecburum Bilemezsin... sen geceleri tatlı tatlı uyurken ben odamın boşluğunda ılık gözyaşlarımla dua ederdim.o tatlı rüyalarından birinde figüran olabilmek için. kan kaybından giden bir yaralı gibi umarsızdı gecelerim... sensizlik! sonu gelmeyen ızdırapların takma adı... kaçılamayacak kadar yakın tutulamayacak kadar uzaksın bana... beni,saçmalıklarımı,geceyle yalnızlığım kucakladı.karanlık odamın çıldırtan sessizliğinde bir dua misali adını fısıldadım hep.sana seslendim.sessizliğin kulak patlatan çığlıklarını bir tek isminin yankısı bozuyordu.ama anladım ki beni hiç duymadın.senin kapıların bana kapalı.hıçkırıklarım sana hiç ulaşmadı.fısıltılarım seni hiç okşamadı.dualarım hiç kabul olmadı.ne beni rüyanda gördün ne de beni sevebildin! ! ! sana sitem edemem sana kırılamam.artık birşey için dua ediyorum ve bu duamın kabul olmasını çok istiyorum.anladım ki sevmek kavuşmak yada kavuşmayı dilemek değil sevdiğinin bensiz bile olacaksa mutluluğunu istemekmiş.onun için dualarımda sadece MUTLULUĞUNU İSTİYORUM.NERDE OLURSAN, KİMİNLE OLURSAN OL AMA MUTLU OL...
Sevmiştim Hem'de çok sevmiştim seni Atan kalpimin seslerinde Çektiğim nefesimin sıcaklığında Sana baktığım gözlerimin ışıltısında, sevmiştim Canım,birtanem vazgeçilmezimsin demiştim Küstüğümüzde Hiç olmadık nedenlerden,birbirimize kırıldığımızda Gözlerimden akan, sana olan sonsuz sevgimle Çektiğim nefes'te Duyduğum sesler'de Yine'de sen benim tek sevdigimsin demiştim..
Bu kadar büyük sevgimi olur Dağlar bile dayanamazdı,ağladı Öten bülbüller,her sabah senin adını şakır'dı Sen'de dem tutmuş sevgime Ne oldu neler oldu'da Sevgim sen'de kırıldı,tüm hayatım mahvoldu Acılarmı artık benim hayatımı sardı Bir türlü kendimi sen'de tamir edemiyorum Düşündükçe gönlümde kahrolup,gidiyorum Acıları ise Sana olan sevgimde tanıdıkça Nefretle,nifakla buluşturdun,tanıştırdın beni..
Güzelsin,sen tek'sin dediysem Şımarman,kendini bir şey sanman'mı gerekiyordu Uydun yaptın beni Utanmadan yıllarca kendine Döndükçe etrafında Zevk aldın,dağıttın kendini, şuursuz hareketlerinde Ve sonunda öfke kusturdun, bana Şaşkın şaşkın sana bakan gözlerimde..
Sen....bana göre değilsin Açmamış güllerde koksan'da Bir çiğ olup yüreğime damlasan'da Sen....bana göre değilsin Gönlümde yıllarca sakladığım resmini Defalarca his ve duygularımda sevdim,okşadım İstemiyerek seni yırttım,parçaladım,kırıştırdım attım Yine'de dayanamadım Çünkü seni çok ama çok seviyordum Sevgimde bir hamur gibi seni yogurdum Sonra tekrar birer birer kendime ekledim Ve seni gönlüme yapıştırıp Gerçek fotoğrafını çektim Ama ne yazık'ki Senin.... bana yalan olan sevgini gördüm İş'te o an Düşüncelerimi avuçlarıma aldım Ağladım,tüm bedenimden Bir kor ateş gibi yaktı,kavurdu gönlümü, yalan olan sevgim..
Sen bana göre değilsin Bundan kesin olarak eminim artık Keşke sana inanabilseydim,güvenebilseydim Sevginin ne olduğunu sana öğretebilseydim Bu kelimeleri sana asla yazmamış olsaydım Hep güzelim,birtanem diyebilseydim Ne olurdu ne olurdu Artık sen benim bir tanemsin diyemediğim..
Kendini zorlamana Ben'den saklamana gerek yok artık Küçüldükçe küçüldü sevgin önümde Kum taneleri gibi yok olup gidiyorsun gönlümden Sen....yalanları,dolanları seviyorsun Onlarla mutlu olup,kendini buluyorsun Söyle ne olur söyle, çekinme Sen....beni nasıl sevebilirsinki Yalanlar,dolanlar dolaştıkça gönlünde..
Kelimelere sözlere hiç gerek yok artık Sen.....bana göre değilsin Bana yalan sevginin ne olduğunu öğrettin İnan.....kendim'den değil Sen'den....senin yalan sevginden utandım Ve sana ait olan sevgi pedalını çevirirken Dişlileri arasında Senin ezilerek yok oluşunu,üzülerek seyrediyorum..
Gözlerim senin gerçek kimliğinle tanıştı Duygularım parçalandı Hislerim ise senin görüntünden yara aldı Biliyormusun..? Sen...bana sevgi yerine, artık nefreti öğretiyorsun Sen,sen....sen bana göre değilsin Yıldız'sız yökyüzünün, karanlıklarda kalması gibi Güneş'siz toprakların,ağlaması gibi Bir yudum su'ya muhtaç Çöl görüntüsüne bürünmüş Sen'de saramış ben'liğinle Hislerin virğül Duyguların nokta Arzuların ise Bir yelkovana binmiş akrep gibi Daralan çemberinde,seni sıktıkça Bu defa Sen......... kendini zehirleyip Yalanlar,dolanlar adına bu dünyadan gideceksin..
Bir gün hayatımdan ördürürcesine çıkacaksın.ve ben seni hep son günkü halinle hatırlayacağım.seni en güzel halin neydi diye düşünüyorum. Ve içimden bir ses yıllar öncesine götürüyor beni ...
Seni her halükarda içimde hissedebiliyorum. İşte olayımın en güzel yanı bu. Sen ne kadar anlayabilirsin bilemiyorum. Ama benim gibi her şeyden ve herkesten uzak bir hayatın olmasaydı bunun ne demek olduğunu anlardın. Seni anlıya biliyorum sevdiklerin ve sana destek veren herkesin yanında ağlamak bile senin doğal. Benim için lüks olan her şey sana doğal geliyor.
Şimdi yatıyorsundur. Bir sigara yakmış yatağının ucunda yaşadıklarını ve benim sana söylediklerimi ve hatta yaşadıklarının bir hata olduğunu düşünüyorsundur. Kanayan yarayım senin için biliyorum. Bir hata. Bir yanlış. Oysa sadece sevmiştim seni. Hala aklımın bir ucundan çıkmıyorsun. Son kez çıkmayan olacaksın. Seni asla unutmayacağım. Yerlerde sürünüp yok olsam, evlenip çocuk sahibi olsan ve adım bir yana, dünyada olduğumu unutsan ben yine bıraktığın yerde olacağım.
Parktaki çocuklara bakıp seni yaşayacağım. Söküp atmam gerek içimden seni. Hayatımın kalanını sensiz yaşamayı öğrenmeliyim. Ve öyle ki hiç sızlamamalı içim seni gördüğümde. Sen utanmalı, sen başını eğmelisin. Yaptıklarından utanmalı, iliklerine kadar üşümelisin yazın kavurucu sıcaklığında...
Ama olmaz bunu sana yakıştıramam. Sen bunları yaşamamalı, görmemelisin. Korkma yavrucuğum ben gizli bir köşeden seyreder sonra usulca kaybolurum. Sen hiç görmezsin beni. Belki bir gün ortak bir tanıdığımızdan haberlerimi alırsın. Olur da hakkımda kötü bir şeyler duyarsan ne olur kulak asma yalandır mutlak. Senin üzülmen için söylenmiştir.
İçim yanıyor kimseye anlatamıyorum. Hoş sen bile anlayamadıktan sonra kim anlasın. Bana güldüklerini biliyorum bunu iliklerime kadar biliyorum. Varsın olsun, gülsünler, ben biliyorum içimdekileri. Yorgun bedenimi yıldızlara taşıyacaklar bu benim en mutlu günüm olacak. Sevdiklerimi oradan görebileceğim. Bir kahve telvesi, bir sigara dumanı kadar yakın olacağım sana. Sana ve sevdiğim tüm insanlara.
Son bir sevgi son bir mutluluk yakaladım seninle, belki de çok kısaydı kimileri için. Nereden bilsinler benim için bir ömre bedel olduğunu. Ben gözlerimde yaşadım bu aşkı ve yine gözlerimde bıraktım umutlarımı. Bunları bir gün okuyacak mısın? Okurken ağlayacak mısın bilemiyorum. Ama beni anlayabilmen için çok zaman geçmesi gerekiyor belki yüzyıllar. Yalnızları oynuyorum sen bile farkında olmadan. İşte ben buyum, kimsenin istemediği, kimsenin anlamadığı. Anlamak istemediği. Uykuların en tatlısı senin için olsun canımın içi...